İstanbul’un fatihi koca Sultan, bir cami inşaatında mermer sütunları yanlış kesen bir mimara sinirlenip ceza verir.
Mimar, Kadı Hızır Bey’e giderek padişahı şikayet eder. Mahkeme kurulur; Fatih sanık sandalyesindedir.
Kadı Efendi, padişaha hitaben: — "Murafaa (dava) esnasında ayakta durasın!" der. Fatih hiç itiraz etmeden ayakta bekler.
Mahkeme sonunda kadı, padişahın haksız olduğuna ve mimarın hakkının verilmesine hükmeder.
Karar sonrası Fatih, kadıya dönerek: — "Eğer ben padişahım diye korkup iltimas geçseydin, seni bu kılıcımla cezalandırırdım!" der.
Kadı Hızır Bey de cübbesinin altındaki topuzu göstererek cevap verir: — "Sultanım, siz de padişahlığınıza güvenip adalete karşı çıksaydınız, ben de bu topuzla başınızı ezerdim!"
Kaynak: Evliya Çelebi, Seyahatname; Tursun Bey, Tarih-i Ebü'l-Feth.