Hayatı

HAZRETİ ZEKERİYYÂ (A.S.)

Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve İsrâiloğulları’na gönderilen peygamberlerden biridir.

Zekeriyyâ isminin aslı İbrânîce “Zekarya” kelimesidir ve “Yahve hatırlar” anlamına gelir. İslâmî kaynaklarda da bu kelimenin İbrânîce olduğu belirtilmiş ve Zekeriyyü veya Zekeriyyâ şeklinde telaffuz edildiği ifade edilmiştir.

Kitâb-ı Mukaddes’te Zekeriyyâ adını taşıyan otuz bir farklı kişiden söz edilmektedir. Ancak bunlardan ikisi çoğu zaman birbirine karıştırılmıştır. Bunlardan biri, Luka İncili’nde bir Yahudi kâhini olarak tanıtılan ve Hz. Yahyâ’nın babası olan Zekeriyyâ’dır. Kur’ân’da adı geçen peygamber de bu kişidir.

Diğeri ise yüksek rahip Berakya’nın oğlu olan Zekeriyyâ’dır. Bu kişi Babil sürgününden sonra Filistin bölgesini yöneten İran Kralı Darius zamanında peygamberlik görevi verilen bir şahıstır ve Eski Ahid’de adına bir kitap da bulunmaktadır. Ancak bu kişinin Kur’ân’da adı geçen Hz. Zekeriyyâ ile bir ilgisi yoktur.

Kur’ân’da bahsedilen Zekeriyyâ, Luka İncili’ne göre Hârûn’un oğlu Eleazar’ın soyundan gelen bir kâhindir. Aynı zamanda Babil esaretinden dönen kâhinlerin liderlerinden biri olan Abiya ailesine mensuptur.

Zekeriyyâ’nın eşi Elizabeth (İbrânîce Elişeba) da Hârûn soyundan gelen dindar bir kadındır. İslâmî kaynaklarda onun adı Îşâ veya İşbâ‘ şeklinde geçmektedir. Bu kadın aynı zamanda Hz. Meryem’in akrabasıdır.

Hz. Yahyâ’nın babası olan Zekeriyyâ, Filistin bölgesinde yaşayan salih ve dindar bir kimseydi. Nitekim Kur’ân’da onun adı Yahyâ, Îsâ ve İlyâs peygamberlerle birlikte anılmış ve onların doğru ve erdemli kişilerden oldukları belirtilmiştir.

Luka İncili’nde de Zekeriyyâ ile eşi Elizabeth’in Allah katında doğru kabul edilen kişiler olduğu ifade edilmektedir.


Hz. Meryem’i Himayesi

Luka İncili’nin ilk bölümünde Zekeriyyâ hakkında daha ayrıntılı bilgiler verilir. Buna göre Meryem küçük yaşta mabede adandığında onun korunmasını ve gözetilmesini Zekeriyyâ üstlenmiştir.

Zekeriyyâ o dönemde Romalı yönetici Hirodes zamanında yaşayan ve Yahuda bölgesinin dağlık kesiminde oturan bir kâhindir.

Kendisi ve eşi Elizabeth uzun süre çocuk sahibi olmayı arzulamış, ancak Elizabeth’in kısır olması sebebiyle çocukları olmamıştır. Üstelik her ikisi de oldukça ileri yaşlara gelmişlerdi.

Bir gün mabedde hizmet sırası kendi bölüğüne geldiğinde Zekeriyyâ mabede girerek buhur yakma görevini yerine getirirken Allah’ın meleği ona görünmüş ve duasının kabul edildiğini bildirmiştir. Melek ona, eşinin bir erkek çocuk doğuracağını ve bu çocuğun adının Yahyâ olacağını müjdelemiştir.

Zekeriyyâ ise kendisinin ve eşinin yaşlı olduğunu söyleyerek bunun nasıl gerçekleşeceğini sormuş ve bir işaret istemiştir.

Bunun üzerine melek Cebrâil ona şöyle demiştir:

“Belirlenen zamanda gerçekleşecek olan sözlerime inanmadığın için dilin tutulacak ve bu olay gerçekleşinceye kadar konuşamayacaksın.”

Bunun üzerine Zekeriyyâ’nın dili tutulmuş ve Yahyâ doğuncaya kadar insanlarla ancak işaretle anlaşabilmiştir.


Kur’ân’daki Anlatım

Kur’ân-ı Kerîm’de ise bu olay Meryem sûresinde anlatılmaktadır.

Buna göre Zekeriyyâ yaşlılık dönemine geldiğini ve kavminin ileride haktan sapmasından endişe ettiğini söyleyerek Allah’a şöyle dua etmiştir:

Kendisinden sonra kavmini doğru yolda tutacak ve Hz. Ya‘kūb’un mirasına sahip çıkacak bir yardımcı istemiştir.

Bunun üzerine bir melek ona hitap ederek adı Yahyâ olacak bir erkek çocukla müjdelendiğini bildirmiştir.

Zekeriyyâ bu habere şaşırmış ve:

“Rabbim! Ben çok yaşlandım, eşim de kısırdır. Böyle bir çocuk nasıl olabilir?” diye sormuştur.

Melek ise Allah’ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir:

“Bu benim için çok kolaydır. Seni daha önce yoktan var eden de benim.”

Zekeriyyâ bunun üzerine bir alâmet istemiştir. Bunun üzerine kendisine:

“Senin alâmetin üç gün boyunca insanlarla konuşamaman olacaktır.”

denilmiştir.

Kur’ân’da bu olay Âl-i İmrân, Meryem ve Enbiyâ sûrelerinde de zikredilmektedir.


Kur’ân ve İncil Arasındaki Fark

Yahyâ’nın mucizevi şekilde doğumu konusunda Kur’ân ile Luka İncili arasında büyük ölçüde benzerlik bulunmaktadır. Ancak bazı küçük farklılıklar da vardır.

Luka İncili’nde Zekeriyyâ’nın mabedde yaptığı dua ayrıntılı şekilde anlatılmaz, yalnızca duasının kabul edildiği belirtilir.

Kur’ân’da ise Zekeriyyâ’nın Allah’a dua ederek kendisine bir yardımcı istemesi özellikle vurgulanmaktadır.

Bir başka fark da konuşamama süresiyle ilgilidir.

İncil’de Zekeriyyâ’nın Yahyâ doğuncaya kadar konuşamadığı belirtilirken Kur’ân’da onun üç gün boyunca insanlarla konuşamadığı ifade edilmektedir.


Hz. Meryem’in Himayesi

Kur’ân’da Zekeriyyâ’nın önemli özelliklerinden biri de Hz. Meryem’i himayesine almış olmasıdır.

Meryem’in mabedde kimin koruması altında kalacağı konusunda İmrân ailesi arasında kura çekilmiş ve kura Zekeriyyâ’ya çıkmıştır.

Rivayete göre Zekeriyyâ, Meryem’e mabedde bir ibadet odası tahsis etmişti. O odaya her girdiğinde Meryem’in yanında taze meyveler görürdü.

Bazı rivayetlerde bu meyvelerin kışın yaz meyveleri, yazın ise kış meyveleri olduğu anlatılır.

Bu durum Zekeriyyâ’ya Allah’ın kudretini hatırlatmış ve Allah’ın dilerse yaşlı bir insana da çocuk verebileceğini düşünmesine sebep olmuştur. Bunun üzerine Allah’a dua etmiş ve Yahyâ ile müjdelenmiştir.


Kur’ân’da Zekeriyyâ

Kur’ân-ı Kerîm’de Zekeriyyâ’nın adı altı yerde geçmektedir.

Bu ayetlerde o:

  • Duası kabul edilen bir kul

  • Hayırlı işlerde yarışan bir insan

  • Namaz kılan bir peygamber

  • Hz. Meryem’i koruyan bir veli

  • Allah’ın seçkin kullarından biri

olarak anlatılmaktadır.


Soyu ve Mesleği

Kaynaklarda Zekeriyyâ’nın Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman soyundan geldiği belirtilmektedir. Ancak soy ağacında bazı farklı rivayetler bulunmaktadır.

Bazı tarihçiler ise onun rahip Berakya’nın oğlu olan başka bir Zekeriyyâ ile karıştırıldığını söylemiştir.

Bir hadiste Hz. Zekeriyyâ’nın marangozluk yaptığı da rivayet edilmiştir.


Şehid Edilmesi

Hıristiyan kaynaklarında Zekeriyyâ’nın ölümü hakkında ayrıntılı bilgi bulunmaz.

İslâmî kaynaklarda ise onun oğlu Yahyâ gibi şehid edildiği anlatılır.

Rivayete göre Yahyâ’nın öldürülmesinden sonra Zekeriyyâ bulunduğu yerden kaçmış ve bir ağacın kovuğuna saklanmıştır.

Şeytan onun elbisesinin bir kısmını dışarıda bırakmış ve düşmanlarına yerini haber vermiştir. Bunun üzerine düşmanları ağacı keserek ikiye ayırmış ve böylece Zekeriyyâ şehid edilmiştir.

Bazı rivayetlerde onun kabrinin Halep Ulu Camii yanında bulunduğu da söylenmektedir.

00

Toplam
Görüntüleme

Fotoğraflar