Hayatı

HAZRETİ YAHYÂ (A.S.)

Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve İsrâiloğulları’na gönderilen peygamberlerden biridir.

Hıristiyanlık’ta “Vaftizci Yahyâ” (John the Baptist) adıyla tanınır. İslâmî kaynaklara göre Yahyâ, Hz. Zekeriyyâ’nın oğludur ve annesi Hz. Meryem’in teyzesidir.

Batı dillerinde kullanılan Jean veya John isminin kökeni, İbrânîce “Yôhânân” kelimesidir. Bu kelime “Yehova lütfetti” anlamına gelir. Grekçe’de Ioannes, Latince’de ise Joannes şeklinde kullanılmıştır.

İslâmî kaynaklarda ise “yahya” kelimesinin “yaşamak” anlamındaki hayât kökünden geldiği belirtilir. Bu isim, Yahyâ’nın faziletli hayatı, annesinin kısırlığının giderilmesi, kalbinin imanla canlı kalması ve şehit olarak ebedî hayata kavuşması gibi anlamlarla ilişkilendirilmiştir. Bazı yorumlara göre ise Allah, yaşlılıklarında çocuk sahibi olan Zekeriyyâ ve eşinin gönlünü rahatlatmak için bu çocuğa “Yahyâ” adını vermiştir.


Yahyâ Hakkındaki Kaynaklar

Yahyâ’nın hayatı ve öğretisi hakkında İncil ve Kur’an dışında günümüze ulaşmış ayrıntılı yazılı kaynaklar çok azdır. Bu sebeple onunla ilgili bilgiler büyük ölçüde:

  • İncil’deki rivayetlere

  • Kur’ân-ı Kerîm’e

  • Yahudi tarihçisi Josephus’un eserlerine

  • Sâbiî kutsal metinlerine

dayanmaktadır.

Bu kaynaklarda Yahyâ’nın özellikle Hz. Îsâ’nın gelişini müjdeleyen bir peygamber olduğu anlatılır.


Yaşadığı Dönem

Yahyâ’nın yaşadığı dönemde:

  • Herod Antipas Galile ve Perea’yı,

  • Pontius Pilatus Yahuda ve Samiriye’yi yönetiyordu.

  • Kudüs’te başkâhinlik görevini ise Kefas yürütüyordu.

Bu dönemde “vaftizci” olarak tanınan Yahyâ halk arasında dikkat çeken bir kişi olmuştur.

Babası Zekeriyyâ, annesi ise Elizabet (Elişeba) idi. Yahyâ, Ürdün Nehri civarında yaşayarak Allah tarafından kendisine peygamberlik verildiğini ilan etmişti.


Zühd Hayatı

Yahyâ, Yahudi din adamı sınıfına mensup bir aileden gelmesine rağmen mabed hizmeti yerine zühd hayatını tercih etti ve çölde yaşamaya başladı.

Kaynaklara göre:

  • Çekirge ve yaban balı ile beslenirdi.

  • Deve tüyünden elbise giyerdi.

  • Belinde deri kemer taşırdı.

Bu giyim tarzı eski peygamberlerin giyimine benzetilir. Hatta bazı kişiler onun geri dönen İlyâ peygamber olduğunu düşünmüştür.


Yahyâ ve Îsâ İlişkisi

İncil’deki rivayetlere göre Yahyâ ile Îsâ aynı dönemde yaşamışlardır. Ancak bazı İncil anlatımlarında Îsâ’nın tebliğe Yahyâ hapsedildikten sonra başladığı ifade edilir.

Yahyâ’nın Îsâ’yı vaftiz edip etmediği konusunda da İncil rivayetleri arasında farklı görüşler vardır.


Yahudi Toplumundaki Gruplar

Yahyâ’nın yaşadığı dönemde Yahudi toplumu üç ana gruba ayrılmıştı:

Sadûkîler:
Mabedi ve ekonomik gücü elinde tutan aristokrat sınıf.

Ferîsîler:
Tevrat hükümlerini titizlikle uygulayan dinî öğretmenler.

Essenîler:
Ölüdeniz bölgesinde münzevi bir hayat yaşayan topluluk.

Yahyâ’nın hayat tarzının Essenîler’e benzediği düşünülse de onun öğretisi daha geniş kitlelere hitap eden bir özellik taşımaktaydı.


Yahyâ’nın Öğretisi

Yahyâ insanları şu konulara çağırıyordu:

  • Günahlardan tövbe etmeye

  • Kıyamet gününe hazırlanmaya

  • Ürdün Nehri’nde vaftiz olmaya

Vaftiz, suya dalıp çıkma şeklinde uygulanıyordu. Yahyâ’ya göre bu uygulama insanların manevî temizliğinin sembolü idi.

Bu anlayış, Kudüs’teki mabed düzenine ve onu yöneten aristokrat sınıfa karşı bir eleştiri anlamına geliyordu.


Yahyâ’nın Ahlâk Öğretisi

Yahyâ’nın insanlara verdiği öğütler onun ahlâk anlayışını açıkça gösterir.

Halk ona:

“Biz ne yapalım?” diye sorduğunda şöyle cevap vermiştir:

  • İki gömleği olan, olmayanla paylaşsın.

  • Yiyeceği olan, yoksulla bölüşsün.

Vergi memurlarına:

  • Haksız vergi almayın.

Askerlere ise:

  • Zor kullanarak kimseyi ezmeyin ve maaşınızla yetinin.

Bu öğütler onun adalet ve paylaşım temelli bir ahlâk anlayışına sahip olduğunu gösterir.


Îsâ’nın Gelişini Müjdelemesi

Yahyâ kendisinden sonra gelecek peygamberi şöyle müjdelemiştir:

“Benden sonra benden daha güçlü biri geliyor.”

Ayrıca şöyle demiştir:

“Ben sizi su ile vaftiz ediyorum, o ise sizi kutsal ruh ile vaftiz edecektir.


Ölümü

Yahyâ’nın tebliği zamanla büyük bir kalabalığın dikkatini çekmişti. Bu durum bölge yöneticilerini rahatsız etti.

Galile ve Perea yöneticisi Herod Antipas, kardeşinin eşi Herodias ile evlenmişti. Yahyâ bu evliliği eleştirince Herod onu tutuklattı.

Daha sonra Yahyâ’nın başını kestirerek idam ettirdi.


Kur’an’da Yahyâ

Kur’ân-ı Kerîm’de Yahyâ’nın tarihî hayatından çok doğumu ve şahsiyeti üzerinde durulur.

Âl-i İmrân ve Meryem sûrelerinde anlatıldığına göre:

  • Zekeriyyâ yaşlı olmasına rağmen Allah’tan bir çocuk istemiştir.

  • Melekler ona adı Yahyâ olacak bir oğul müjdelemiştir.

  • Bu ismin daha önce hiç kimseye verilmediği belirtilmiştir.

Kur’an’da ayrıca Yahyâ’nın:

  • Küçük yaşta hikmet sahibi olduğu

  • Yumuşak kalpli ve temiz bir insan olduğu

  • Anne babasına iyi davrandığı

  • Takvâ sahibi bir kul olduğu

bildirilmiştir.


Hadislerde Yahyâ

Hadislerde de Yahyâ hakkında bazı bilgiler yer alır.

Resûlullah’ın Mi‘rac gecesinde ikinci kat semada Yahyâ ile karşılaştığı rivayet edilmiştir.

Ayrıca Allah’ın Yahyâ’ya şu beş şeyi emrettiği belirtilir:

  1. Allah’a şirk koşmamak

  2. Namaz kılmak

  3. Oruç tutmak

  4. Sadaka vermek

  5. Allah’ı zikretmek

Bazı rivayetlerde Yahyâ’nın çok güzel yüzlü ve yumuşak huylu bir kişi olduğu da ifade edilir.


Son Bilgiler

Bazı İslâmî rivayetlere göre İsra sûresinde İsrailoğulları’nın yeryüzünde çıkaracağı iki büyük bozgunculuktan ikincisi Yahyâ’nın öldürülmesi ve Îsâ’yı öldürmeye teşebbüs etmeleridir.

Hıristiyan kaynaklarında Yahyâ “yanan bir kandil” olarak tasvir edilmiştir.

Bazı rivayetlere göre Yahyâ’nın kol ve kafatası kemiklerinin Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi’nde bulunduğu ileri sürülmektedir.

00

Toplam
Görüntüleme

Fotoğraflar